| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | by himself zf. | kendi kendine | ||
|
Tom fixed the flat tire by himself. Tom patlak lastiği kendi kendine tamir etti. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | by himself zf. | kendi başına | ||
|
Allow your child to eat by himself. Çocuğunuzun kendi başına yemek yemesine izin verin. More Sentences |
||||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | by himself expr. | kendi başına | ||
|
Allow your child to eat by himself. Çocuğunuzun kendi başına yemek yemesine izin verin. More Sentences |
||||
| Konuşma Dili | by himself expr. | tek başına | ||
|
Did he make that decision by himself? Bu kararı tek başına mı verdi? More Sentences |
||||
| Konuşma Dili | by himself expr. | yalnız | ||
|
I made Tom go there by himself. Tom'u oraya yalnız başına gönderdim. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | by himself zf. | kendikendine | ||
| Genel | by himself zf. | kendi kendisine | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | by himself expr. | yardımsız | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | be written and composed by himself f. | söz ve müziği kendisine ait olmak | ||
| Konuşma | ||||
| Konuşma | leave him by himself expr. | bırak işine karışma | ||
| Konuşma | leave him by himself expr. | bırak ne hali varsa görsün | ||
| Konuşma | leave him by himself expr. | bırak kendi başının çaresine baksın | ||